Çocukların sadece çalışmadığı, okula gittiği, eğitim aldığı, her türlü güvenlik önlemine sahip olduğu ve emeklerinin karşılığını aldığı bir gelecek mümkündür.
Alper
Kartepe/Kocaeli
Köseköy’de oturan bir MESEM öğrencisiyim. Kalfalık bölümü ikinci sınıftayım. Bu bölümü abilerimin tavsiyesi ile seçmiştim. Kocaeli gibi bir sanayi şehrinde çok da mantıklı bir seçenek gibi gelmiyor, ama ben seviyorum. Şimdi yazımın asıl sebebine geleyim. Geçen sene asgari ücretin 3’te 1’i olan MESEM aylığı alıyordum. Lakin bu sene bu sistem kaldırıldı. Kalfalık bölümündeki öğrencilere verilmemeye başlandı.
Başlarda sorun etmedim, işimi seviyordum. Ta ki okul çıkışı bir bildiri dağıtımına denk gelene kadar… Bildiriyi alıp okuduğumda MESEM’in adaletsizliği ve haksızlığından bahsediyordu. Anlamamıştım, bildiriyi dağıtan abiyle konuştuğumda beni, Emek Gençliği’nin MESEM Gerçeği ve Sovyetlerde Mesleki Eğitim paneline çağırdı. Aslında kafam oldukça karışık bir hâlde gitmiştim. Panel benim için soğuk bir duş oldu denebilir aslında, çünkü ben o panele kadar yaptığım işin bir karşılığı olması gerektiğini bile bilmiyordum. Panelde yaptığımızın çıraklık değil de çocuk işçilik olduğunu öğrendim.
Çoğu genç tamamıyla iş güvenliği kurallarına uymayan ortamlarda bazen 12 saati bulan sürelerde çalıştırılıyor. Hatta benim gibi bazıları yaptığı işin karşılığında maaş bile almıyordu. Ben o panelde çok şey öğrendim. Ne kadar ağır koşullarda çalışan çocuklar varmış, haftanın 4 günü çalışıp 1 günü okula gitmek oysa ki önceden ne kadar normal geliyordu bana! Okullarda sıralarında ders çalışması gereken çocukların fabrikalarda, inşaatlarda hayatını kaybetmesini önceden bir talihsizlik olarak yorumluyordum. Panelden sonra aslında patronların kâr hırsı uğruna almadıkları güvenlik önlemlerinden hayatlarını kaybettiklerini öğrendim. Hatta bu o kadar sıradanlaşmıştı ki, kendi adı bile vardı “İş Cinayeti”.
Başka bir mesleki eğitim mümkün mü?
Duyduklarım cidden beni şok etmiş ve derin bir empati oluşturmuştu. Aynı zamanda panelde Sovyetler Birliği örneğiyle nasıl bir Mesleki Eğitim olması gerektiği anlatıldı. Çocukların sadece çalışmadığı, okula gittiği, eğitim aldığı, her türlü güvenlik önlemine sahip olduğu ve emeklerinin karşılığını aldığı bir sistem! Zamanında bana hayal gibi gelen bu sistemin aslında daha önce yaşanmış olduğunu görmek beni çok umutlandırdı. Önceleri iyi bir üniversite kazanabileceğime inanmazdım ve en kötü yurt dışına gider hayatımı orda yaşarım diye düşünüyordum. Şimdi ise kalıp zamanında yaşanmış olan o sistemin yeniden gerçekleşmesi için mücadele etmeyi düşünüyorum. Bu panelin bana çok şey kattığını kesinlikle söyleyebilirim.
Belki başka MESEM’li gençler o panele denk gelmedi, ama bu yazıma denk gelir. Size de bir notum var: Unutmayın, düne kadar hayal sandığımız şeylerin bugünlerde gerçek olduğunu görmek mümkündür. E tabii o hayalleri gerçek yapmak da kolay olmadı. Yıllarca süren bir mücadelenin örneğiydiler, ama biz biraz daha rahatız. Sonuçta bizim arkamızda bir hayal değil kanlı canlı bir örnek var. Eğer sizde düzgün bir eğitim görmek, düzgün çalışma koşullarında yaşamak ve emeğinizin karşılığını almak istiyorsanız, bunun tek yolu örgütlü mücadeledir! Biz emekçiler birlikte güçlüyüz. Hepinize iyi dersler diliyorum. Hayal sandığımız o geleceği birlikte inşa edeceğiz. Görüşürüz!
kaynak:https://www.evrensel.net/haber/5973744/hayal-sandigimiz-gelecegi-birlikte-kuracagiz
görsel:https://www.evrensel.net/haber/5973744/hayal-sandigimiz-gelecegi-birlikte-kuracagiz
saat:16.49
