Uzmanlara göre özellikle kulak içi kulaklıklar, kulak kanalını kapattığı için içerideki bakteri dengesini bozabiliyor ve bu durum enfeksiyon riskini artırabiliyor. Bu nedenle kulaklık kullanırken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Peki, enfeksiyon riskini azaltmak için neler yapılabilir?

Podcast dinlemek, müzik dinlemek ya da telefonla konuşmak gibi nedenlerle birçok kişi gün içinde uzun süre kulaklık kullanıyor. 2017 yılında 4 bin 185 Avustralyalı üzerinde yapılan bir araştırma, katılımcıların ayda ortalama 47 ila 88 saat arasında kulaklık kullandığını ortaya koydu.

Kulaklık kullanımıyla ilgili sağlık uyarıları genellikle yüksek sesin işitme üzerindeki etkilerine odaklanıyor. Dünya Sağlık Örgütü ise işitme kaybını önlemek için ses seviyesinin cihazın maksimum kapasitesinin yüzde 60’ının altında tutulmasını ve sesi takip edip sınırlayan cihazların tercih edilmesini öneriyor.

Ancak Science Alert’ta yer alan habere göre risk yalnızca yüksek sesle sınırlı değil. Uzmanlar özellikle kulak içine yerleştirilen kulaklıkların kulak kanalını kapatarak cildin kulaklık üzerindeki kir ve bakterilerle temas etmesine neden olabileceğini söylüyor.

Uzmanlar bu nedenle kulak sağlığını korumak için kulakların temiz ve güvenli tutulmasının önemli olduğunu vurguluyor.


Önce kulağın yapısı

Kulak üstü kulaklıklar, sesi yakalamak için şekillenmiş ve deriyle kaplı elastik kıkırdaktan oluşan dış kulağın tamamını kaplar. Kulak içi kulaklıklar ve işitme cihazları ise dış kulak kanalının giriş kısmında bulunan ve “konka” olarak adlandırılan bölgeye yerleşecek şekilde tasarlanır.

Ses titreşimleri birkaç santimetre uzunluğunda ve S şeklinde olan kulak kanalından geçerek kulak zarına ulaşır.

Kulak kanalının daha derin kısımlarında kulak kiri ve doğal yağlar üretilir. Bu maddeler cildin sağlıklı ve nemli kalmasına yardımcı olurken aynı zamanda enfeksiyonlara karşı koruma sağlar.

Kulak kanalındaki küçük kıllar da sıcaklığı düzenlemeye yardımcı olur ve yabancı maddelerin içeri girmesini engeller. Bu kıllar ve kulak kiri, toz parçacıkları, dökülen deri hücreleri ve bakterileri yakalayarak kulaktan dışarı atılmasına yardımcı olur.

Kulak kiri aslında kulağın doğal temizleme mekanizmasının bir parçasıdır ve genellikle yalnızca fazla biriktiğinde fark edilir.

Ancak aşırı birikim bazen geçici işitme kaybına ya da kulaklıkların küçük ızgaralarının tıkanmasına neden olabilir. Uzmanlar kulak kirini kişinin kendi başına çıkarmaya çalışmaması gerektiğini belirtiyor. Böyle bir durumdan şüphelenildiğinde bir eczacıya ya da doktora başvurulması öneriliyor.


Kulaklıklar bakterileri nasıl etkiliyor?

Sağlıklı kulak kanallarında zararsız mikroorganizmalar bulunur. Bunların çoğu bakterilerden oluşsa da mantarlar ve virüsler de bulunabilir. Bu mikroorganizmalar besin ve alan için rekabet ederek hastalık yapan mikroorganizmaların yerleşmesini zorlaştırır.

Ancak kulaklık, işitme cihazı veya kulak tıkacı gibi kulak içine yerleştirilen cihazların kullanımı bu dengeyi bozabilir.

Science Alert’ta aktarılan bir araştırmaya göre 2024 yılında yapılan bir çalışmada, işitme cihazı kullanan 50 kişi ile kullanmayan 80 kişinin kulaklarındaki bakteriler karşılaştırıldı. Araştırma, kulak kanalı uzun süre kapalı kalan kişilerde bakteri çeşitliliğinin daha az olduğunu ortaya koydu.

2025 yılında yapılan başka bir araştırma ise kulak üstü ve kulak içi kulaklıkların kulak kanalındaki bakteri ve mantarlar üzerindeki etkisini inceledi. Araştırma sonuçları özellikle kulaklıkların paylaşılması durumunda kulak enfeksiyonu riskinin arttığını gösterdi.

Araştırmacılar kulak içi kulaklıkların kulak kanalını daha sıcak ve nemli hale getirdiğini belirtiyor. Özellikle spor yaparken kulaklık kullanıldığında ve terleme olduğunda kulakta hapsolan nem daha da artabiliyor.

Yüksek nem oranı ise kulakta enfeksiyon riskini artırabiliyor ve bazen akıntı ya da iltihaba yol açabiliyor.

Ayrıca kulak içi cihazların uzun süre kullanılması, kulak kirinin desteklediği doğal kendi kendini temizleme mekanizmasını da olumsuz etkileyebiliyor.


Ne yapılmalı?

Kulaklıklar günlük hayatın bir parçası olsa da uzmanlar kulakların gün içinde dinlendirilmesi gerektiğini söylüyor.

Kulak kanallarının sürekli kapalı kalmaması ve havalanabilmesi için gün içinde kulaklıksız zaman dilimleri oluşturulması öneriliyor.

Alternatif olarak kemik iletimli kulaklıkların tercih edilebileceği belirtiliyor. Bu kulaklıklar sesi kafatası üzerinden iç kulağa ilettiği için kulak kanalını kapatmıyor.

Ancak bu cihazların fiyatlarının daha yüksek olabileceği ve yüksek ses seviyesinde yine işitme kaybına neden olabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle her tür kulaklıkta ses seviyesine dikkat edilmesi gerektiği vurgulanıyor.


Diğer öneriler

Cihazları düzenli temizleyin

Uzmanlar kulaklıkların haftada bir ya da özellikle egzersiz sonrası temizlenmesini öneriyor.

Temizlik için kulaklıkların bir bezle silinmesi veya hafif sabunlu suyla nemlendirilmiş yumuşak kıllı bir çocuk diş fırçası kullanılabileceği belirtiliyor. Temizlik sonrası kulaklıkların kağıt havluyla kurulanması ve yeniden kullanılmadan önce birkaç saat kuruması tavsiye ediliyor.

Kulaklıkların yanı sıra şarj kutusu ve gövdesinin de temizlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca üretici firmaların temizlik talimatlarına uyulması öneriliyor.

Hasta olduğunuzda kulaklık kullanmayın

Kulak enfeksiyonu olan kişilerin kulak içi kulaklık kullanmaması tavsiye ediliyor. Bu cihazların kulakta sıcaklık ve nemi artırarak iyileşme sürecini uzatabileceği belirtiliyor.

Belirtileri takip edin

Kulakta kaşıntı, kızarıklık veya akıntı gibi belirtiler görülürse kulak içi cihaz kullanımının bırakılması ve bir sağlık uzmanına başvurulması öneriliyor.

Kaynak: Radar Haber Medya (Kardeş Haber Kanalı)

Kulaklık Kullanımı Enfeksiyon Riskini Artırabilir: Uzmanlardan Önemli Uyarılar – RADAR HABER

Sağlık – RADAR HABER

Saat: 17.22