Avustralyalı teknoloji girişimcisi Paul Conyngham, ölümcül mast hücre kanseri teşhisi konulan 8 yaşındaki köpeği Rosie’yi kurtarmak için ChatGPT’den yardım alarak kişiselleştirilmiş mRNA aşısı tasarladığını iddia etti. Rosie’nin tümörleri küçüldü, yaşam kalitesi belirgin şekilde arttı ve süreç insan kanser tedavileri için umut yarattı. Ancak bilim insanları hikayeyi netleştirdi. Aşının asıl mimarları üniversite laboratuvarları ve uzmanlar, ChatGPT sadece planlama, literatür taraması ve fikir üretmede yardımcı rol oynadı. Final aşı tasarımı ise Grok tarafından yapıldı, Gemini de ağır yükü taşıdı. Bağımsız bir 2023 çalışması da ChatGPT’nin kanser mitleri konusunda Ulusal Kanser Enstitüsü ile yüzde 96,9 doğruluk oranında uyumlu olduğunu kanıtlıyor. Yapay zekanın sağlık alanındaki rolü hem büyük umut hem de ciddi soru işaretleri yaratmaya devam ediyor.
Yapay zeka ve teknoloji hayatımızın her köşesine yerleşti. Eğitimden sanata, üretimden bizim işimize, araştırmacı gazeteciliğe kadar pek çok alanda devrim niteliğinde katkılar sağlarken, bazı alanlarda ise etik, güvenlik ve doğruluk tartışmalarını alevlendiriyor. Özellikle sağlık sektörü, yapay zekanın en hassas ve riskli çizgilerinden biri. Bir yandan teşhisleri hızlandırıp tedavileri kişiselleştirirken, diğer yandan yanlış yönlendirmelerle ciddi zararlara yol açabiliyor. Geçmişte yapay zekaya danışarak depresyonu ağırlaşan gençler gibi üzücü örnekler yaşanırken, olumlu gelişmeler de eksik değil. İşte tam da bu ikilemin somut bir örneği bu hafta karşımıza çıktı…
Bir köpeğin hayatını uzatan, ChatGPT ile başlayan ancak üniversite laboratuvarlarında tamamlanan deneysel aşı süreci.
TEKNO GİRİŞİMCİ PES ETMEDİ, YAPAY ZEKA İLE YOLA ÇIKTI
Sydney’de yaşayan Paul Conyngham, 8 yaşındaki Staffy-Shar Pei melezi Rosie isimli köpeğinin 2024’te mast hücre kanserine yakalandığını öğrendi. Veterinerler kemoterapi ve ameliyat denemelerine rağmen köpeğe yalnızca birkaç ay ömür biçti. Binlerce dolar harcayan Conyngham pes etmedi. 17 yıllık makine öğrenimi ve veri analizi tecrübesini devreye soktu. ChatGPT’ye “Rosie’nin kanseri için olası tedaviler neler?” diye sordu. Yapay zeka immünoterapiyi önerdi ve UNSW Ramaciotti Genomik Merkezi’ne yönlendirdi.

Conyngham 3 bin dolar ödeyerek Rosie’nin sağlıklı ve tümörlü dokularının DNA’sını sekanslattı. 320 GB ham veri elde etti. Bu veriyi işleyerek mutasyonlu proteinleri belirledi, Google’ın AlphaFold aracıyla modeller oluşturdu, literatürdeki ilaç hedeflerini taradı ve mRNA aşısı için bir tasarım hazırladı. UNSW RNA Enstitüsü Direktörü Prof. Pall Thordarson, bu veriyi kullanarak dünyanın ilk kişiselleştirilmiş köpek mRNA kanser aşısını sentezledi. Queensland Üniversitesi’nden Prof. Rachel Allavena’nın mevcut etik onayı sayesinde aşı Gatton’daki laboratuvara ulaştırıldı.
Rosie Aralık 2025’te ilk dozu, Şubat 2026’da güçlendirici dozu aldı. Tenis topu büyüklüğündeki tümör yarıya indi, diğer tümörler küçüldü ya da kayboldu. Tüyleri parladı, enerjisi geri geldi. Conyngham “Bu bir kesin tedavi değil ama Rosie’ye çok daha uzun ve kaliteli bir yaşam kazandırdı” ifadelerini kullanırken. Süreçte karşımıza çıkan insanların eforunu da görmezden gelmemek gerekiyor.
Bilinçsiz ve bilgisizce tek bir soruyla yapay zekadan tedavi konusunda cevap almaya çalışmak yerine, var olan tecrübesi ve birikimiyle doğru sorularla AI’yi yönlendirenler doğru sonucu alıyor yorumu çok da yanlış olmaz.
“TEKNOLOJİ SÜRECİ DEMOKRATİKLEŞTİRİYOR”
Hikaye OpenAI kurucu ortağı Greg Brockman’ın paylaşımıyla viral oldu ve “ChatGPT köpeği kurtardı” manşetleri atıldı. Ancak UNSW’den Doç. Dr. Martin Smith ve Prof. Pall Thordarson açıklamalarda bulundu.
UNSW’deki araştırmacılar, bunun bir köpek için tasarlanmış ilk kişiselleştirilmiş kanser aşısı olduğunu söylüyor. The Australian’a konuşan UNSW RNA Enstitüsü Direktörü Páll Thordarson, bu başarının geleceğin habercisi olduğunu vurguladı. “Bu, bir köpek için kişiselleştirilmiş kanser aşısının ilk kez tasarlandığı an… nihayetinde bunu insanlara yardımcı olmak için kullanacağız” ifadelerini de kullandı.
Ayrıca, Conyngham’ın biyoloji eğitimi olmadan bir mRNA tarifi üretebilme yeteneğinin teknolojinin “tüm süreci demokratikleştirdiğini” gösterdiğini ekledi.
Smith’in açıklaması ise şu şekilde oldu: “Biz sık sık tuhaf talepler alırız. Bu kez bir birey köpeğinin tümör DNA’sını sekanslatmak istedi. Bu şu soruyu gündeme getiriyor: Eğer bunu bir köpek için yapabiliyorsak, neden kanserli tüm insanlara uygulamıyoruz.”
ALPHAFOLD’UN SINIRLARI
Aşı üretimi nispeten hızlı ilerlerken etik onay süreci çok daha zorlu oldu. Conyngham 100 sayfalık belge hazırlamak için üç ay boyunca her gece iki saat çalıştı. Allavena’nın önceden onaylı projesi sayesinde süreç hızlandı. Thordarson, yabancı ilaç firmalarının reddetmesi üzerine kendi yollarını bulduklarını belirtti. AlphaFold kullanıldı ancak UNSW’den Dr. Kate Michie, modelin güven skorunun yalnızca %54,55 olduğunu ve mutlaka laboratuvar doğrulaması gerektiğini vurguladı.
CHATGPT KANSER BİLGİSİNDE GÜVENİLİR Mİ, 2023 ÇALIŞMASI NE DİYOR?
2023’te yayımlanan bağımsız bir araştırma (Journal of the National Cancer Institute: Cancer Spectrum), ChatGPT’nin Ulusal Kanser Enstitüsü’nün (NCI) “Yaygın Kanser Mitleri ve Yanlış Anlamalar” sayfasındaki 13 soruya verdiği yanıtları inceledi. Beş uzman kör değerlendirme yaptı:
- NCI cevapları: %100 doğru
- ChatGPT cevapları: %96,9 doğru
İki soruda tek bir uzmanın “yanlış” notu düşmesine rağmen genel uyum çok yüksekti. Araştırma, ChatGPT’nin yanlış bilgi ya da zararlı öneri içermediğini, ancak bazı yanıtlarında belirsizlik ifadeleri kullandığını not düştü. Tekrarlanan sorgulamalarda anlam kayması gözlenmedi. Bu sonuç, yapay zekanın kanser bilgilendirmesi konusunda güvenilir olabileceğini gösteriyor; ancak tıbbi kararlar için her zaman uzman görüşü şart.
İNSAN KANSERİ İÇİN BİR UMUT IŞIĞI MI, YOKSA ABARTI MI?
Doç. Dr. Martin Smith: “Köpek için yapabildiysek neden tüm insan kanser hastalarına uygulamıyoruz?
”Prof. Pall Thordarson: “Kişiselleştirilmiş tıp tam da bu çağda anlam kazanıyor. Rosie bize bunu gösterdi.” Conyngham ikinci bir aşı üzerinde çalışıyor, yanıt vermeyen tümörü yeniden sekanslatmayı planlıyor.
Karşı görüşler ise “Yapay zeka abartılıyor, asıl iş insan uzmanlarda” diyor ve IBM Watson gibi geçmişteki başarısız AI sağlık projelerini hatırlatıyor.
Rosie’nin hikayesi, yapay zekanın sağlıkta dönüştürücü gücünü gösterirken aynı zamanda sınırlarını da net bir şekilde ortaya koyuyor. Hem umut verici hem de düşündürücü bir vaka.
Burada en çok dikkat çekilenlerden bir tanesi de birçok farklı alanda da yaşadığımız gibi yapay zekadan aldığımız bilgilerin net bir doğrulamaya ihtiyaç duyması oldu. Çünkü yapay zeka en nihayetinde bir makine öğrenmesi. Kendisine verilen (öğretilen) webden aldığı, kullanıcılardan aldığı bilgileri milyonlarca algoritmayla sentezleyerek en doğru şekilde vermeye gayret etse de, halen en büyük problem karmaşık yapılarda ve bilinçsiz sorulardaki halüsinatif cevapları.
ChatGPT gibi büyük dil modelleriyle çalışan chatbotlar, her zaman cevap vermeye programlandıkları için gerçek bir zeka olmaktan çıkıp yalnızca onaylayan ve bu doğrultuda saçmalayan makinelere de dönüşebiliyor. Bu sebeple ne kadar çok doğru bilgiyle beslenir, analizlerle cevaplar alınmaya çalışılır ve doğru sorularla yönlendirilirse o kadar doğru sonuçlar ve cevaplar alınabiliyor…
saat:01.00
